Kayıtlar

Seni çok ama çok seviyoruz..

        Bugün seninle başladığımız yolculuğun önemli bir kavşağına geldik..Başlarken ikimizde bu yolun nasıl bir yol , ne kadar birlikte gideceğiz , birbirimizi ne kadar seveceğiz , birbirimize ne kadar katlanabileceğiz sevgilerimizin ne ile çoğalıp azalacağı gibi sorularımızın yanı sıra bizim seçmediğimiz bu birliktelik sana ve bana ne katacak bunu da bilmiyorduk..         Ama o küçük ellerinle parmağımı tuttuğunda hayatın bana uzattığı en büyük armağan olduğunu anlamıştım..        Birlikteliğimizin her saniyesini iyi veya kötü bakmadan büyük içten sevimli sıcak duygularla yaşadım..        Seni başından şu ana kadar çok ama çok sevdim..Bundan sonra senden vazgeçmem de mümkün değil..        Annen ve ben sana yüreğimizin en diplerinde bile kırıntısı kalmayacak şekilde bütün sevgimizi verdik , vereceğiz..       Bundan sonra sana verdiğimiz , öğrettiğimiz  , yüreğine...

Mayalarında.....

               21.12.2012                Dünyanın kıyamet günüydü hani..                Nerede kıyamet ?                Mayalar kıyamet konusunda haklıydı..                Bir kıyamet koptu ...                Ama dedikleri kadar değildi..Sadece benim ve birlikte çalıştığım bir kaç arkadaşın..                Taa binlerce yıl önceden bunu bilmeleri...                İşte onu anlamadım...                İçimizde dünya isimli bir kişide yok...                Depresyon yakın..                Mayaların da.....

Kar yağıyor..Ya tutarsa...

      Kapıdan çıkmak üzere iken farkettim..Kar...       Yılın ilk karı..       Üzerine sayfalarca kağıt karaladığım..Sıcak şarapla seyretmeye bayıldığım.Kristallerinde binlerce tatlı ,binlerce acı taşıyan anı ve düşünceleri taşıyan ilk kar..       Gündüzü gül bahçesini çağırır yanıma , ben giderim o gelemez de..Botanik el sallar gel diye yeniden.. Daha tutmadı..       Gecenin içinde önce yavaştan başlayıp beyaza boyayacak her yeri..       içimde ki sıcak şarap kaynama noktasında olacak..       Bir ağacın dibinde çok eskilerden bir şarkı hafiften çalmaya başlayacak beynimin içinde..       Geceyle tipilemek üzere olan karı itekleyerek ,kirpiklerimi kurşunlayan direnişine aldırmadan yürüyeceğim..       Sana gelmeyeceğim bu gece yine.. Yarında büyük ihtimalle..       Her kar yağdığında perdenin aralığından bakar beni gözlersin yaa..Be...

Sensizliğin başladığı o sabah...

        Yıllar önce bu sabahtı seni sen gibi son görüşüm..         Gece ben uyuyamamıştım..Sende ..Bir iki kere kapını aralamış sana bakmıştım..Durgun sakin yüreğinle , acılarınla boğuşarak kısık sesli müzik dinliyordun..          Acıların çok büyükmüş ...Sen dayanıyordun ya ben anlamamıştım..Hayatında bir şeylerin epeydir yolunda gitmediğini biliyordun..          Bizde biliyorduk..Annemin o derin bilgisiyle seni dakika dakika kaybettiğini bilerek , dövünmeden çırpınırcasına etrafında yuvasına saldırılmış kuş gibi dönüşü ondandı..          Babamın ve sırlarımızın , acılarımızın ,sevgilerimizin , hüzünlerimizin ayrı ayrı birlikte ortağı ablacığının  sen konu olunca sakinliğini kaybedip çıldırması ,isyanı ondandı..          Traş oluyordun..Nasıl olduğunu sorduğumda boynunu büküp hiç sesini çıkartamadan durumunu anlatan bir bakışla bakmı...

Gecenin sohbeti...

      Gece yarılarından konu açarım hep..       Sessizliği ,karanlığı ,kasveti sevdiğimden herhalde..       Müzik başka bir tonda çalıyor..Ya da bana öyle geliyor bilemem..Kahvenin tadı başka..Fotoğraflar daha parlak..Anılar daha puslu..Resimlerde ki ağaçlar daha yeşil..Sözler daha yumuşak ..       Başım hafiften günden yorulmuş..Omuzlarım düşmüş..Beynim çalışma güdüsünü kaybetmiş..Hayatın ne kadar ıslatılmış ,paslanmış işleri varsa sabaha kadar yok..Gecenin sesleri ne kadar güçlü çıkar bilirsiniz..Radyo kısılmış..       Her zamanki misafirlerim kapıdan itiş kakış girmişler bile..Yer kapışması yapıyorlar..Sohbeti koyulaştırmak için can atıyorlar..       Önce dünya..Nasıl dönüyor ? dan başlayıp ,kim döndürüyor ?, kimin için dönüyor ? a kadar gidiyoruz..       Bugünlerde ne oluyor ? Güneş mi tutulmuş ? Kim tutmuş ? Nerede tutulmuş ?       Kim kimi yenmiş ? Ö...
google-site-verification: googled2039f52dd88b0dc.html

Nasıl algılar,nasıl algılanırsınız..??

Bazen bir konuşmada ,bir söyleşi sırasında bir cümle edersiniz ki... Bir sitem , bir duygu ,bir düşünceniz olabilir ..Bugüne kadar defalarca söylediğiniz fikirlerinizden biridir..Siz hep öyle durmuşsunuzdur.. Yadırgarsınız..Şaşarsınız.. O anda söylemediklerinizle ilişkilendirilirsiniz.. Onu demek istemedim..Bununla ne alakası var..? Dersiniz ..Demezsiniz.. Karşınızda ki insanların sizi çok iyi tanıdığından eminsinizdir..Ama sizi tanımadıkları da ortadadır.. O zaman , o gece düşünürsünüz.. Kimliğinizin ,düşüncelerinizin ya o gün ,ya da öncesinde yanlış anlaşıldığını görürsünüz.. Sizi siz yapan budur.. Ne söylüyorsunuz ,ne algılatıyorsunuz..? Aynı şey sizin içinde geçerlidir.. Sizde algılarınızda yanılıyor olabilirsiniz.. Düşünün yaşamda olmak istediğiniz yer neresi? Nerede görünüyorsunuz.. Ne diyorsunuz..? Ne anlatı...