Kayıtlar

İyi uykular 12 eylül...

           Telefon sesiyle uyanıp,televizyonu açıp,ne dediğini çok sonraları anlayacağımız bir haberi dinleyip,o habere o anki yorumunuzu koyup oturup otuz iki yıl o yorumun o anda o kadar yakın yapılabilirliğini görüp susmak...            O zaman yorumun bizi buraya getireceğini bilmek..Bir şey yapamamak..            Bugün bu ruh halini yaşayan binlerce insan var..            12 eylül yargılanıyormuş..            ABD hala orda..            Şimdi bile suyuna giden çoğunluğumuz var..Şimdi bile inşa halinde bir ortadoğu,şimdi bile mühendisliği bitmemiş dolar,petrol,gaz yolları planları var..            Ve şimdi bile bu planları kendileri yapıyor sanan siyasetçi ve bürokratlar var..            Bu yalnızca iktidarın işi sanmayın..     ...

Aklınıza gelirde sorarsınız diye..

        Hiç bir çikolata renkli arkadaşınızın rengi ben sormadan aklınıza geldi mi?         Hayır...         Hiç bir bankada,su parası kuyruğunda ,oturmuş bir vatandaşı renginden dolayı kaldırma düşüncesi kafanızdan geçti mi?         Biliyorum..Böyle binlerce soruma da hayır diyeceksiniz..         Biz ırkçılığı bilmeyiz..Çünkü öğrenmedik..Renklerinden ,giyinişlerinden ya da doğdukları yerle ilgili bir ayırmamız olmadı,olmaz da..        Ama fikir konusunda ırkçılığı bize sor..Bizim ak dediğimize kim biraz değişik bir şey söylerse hemen kara dedi damgasını yapıştırırız..       Kimsenin ak dediğini de bize tıpatıp benzemezse kabul etmeyiz onu kara dedi diyerek dışlarız..       Anlaşamayız..Anlaşmayı bilmeyiz..Anlaşmak için konuşmak gerektiğini de..       Bizim bu ırkçılığımızı kimse anlamaz,kimse çözemez de...   ...

Ben seni tanımaktan çok mutluyum..

            Tanıdığımda en aykırı soruların sahibi olacağı izlenimim yoktu..             Öyle gelmemişti.             Yıllar sonra dostluğumuz gelişip ,büyüdükçe ,hayatımda bir yer almaya başladıkça fark ettim ki , o benim kendime soramadığım soruları hiç de öyle önemli değilmiş gibi soruyor,fikrimin ince gülüne büyük darbeleri küçük küçük indiriyordu..             Bu dostluğun en güzel taraflarından birisi de bakılmayacak yerlere bakıyor, göremediğim yerleri görüyor,gösteriyordu.             Baktığı yer çoğu zaman sizin baktığınız yerin çok uzağında,bir başka açıdan.             Bu insanı her yaşta biraz daha büyütür..             Eee,,, o kadar büyümediysem de beni bir kaç yaşta o büyüttü fazladan..             Onunla yapmakta olduğum sohbetl...

Bu da böyle bir gün....

  Yolun yarısını epey geçmiş olduğumu biliyorum.   Yolun yarısına kadar yol inişti.Kolaydı yürümesi.O kadar hızlı yürüyüp yolun yarısına gelince bir nefes almak için duruldum.   Ve son yirmi yıl.Yokuş yukarı ve gittikçe dikleşiyor.Yardım almama rağmen artık iyice yavaşladım.   Eskiden almadığım hazları alıyorum,yoluma çıkan her şeye bakıyorum ,nefes almak amacıyla beni yavaşlatan herşeyle ilgileniyorum..   Kaybettiklerimin özlemleri benle daha yakın.Onları daha çok yaşıyorum.Sevgi çiçeklerinin hepsini toplamaya çalışıyorum.İyice derinden kokluyorum..   Ve dostların hepsiyle daha dik yokuşlardan önce birliktelik istiyorum.   Geçmişi sadece güzellikleriyle yanımda taşımayı öğrenmeğe çalışıyorum.Son zamanlarda bilmediğim çok şey gibi onuda öğreneceğimi düşünüyorum.   Yolun ilk yarısında gördüğüm rüyalarımı özledim.   O rüyalardaki olması gerekenleri..   Bir gece yarısında uyandıracaklar,o rüyalarımdaki yerde olduğumu görecekmişim g...

Onun anısına....

   Onu öldüğü günden daha çok ,doğduğu gün anmayı severiz.Bütün arkadaşları.. Benim annemdi.. Benim arkadaşımdı.. O arkadaşlarımın da ,dostlarımın da arkadaşı,dostu ,teyzesi,ablası ,annesi,akıl hocası,sırdaşı oldu.. Tanıdığım ,tanımadığım bir dolu kişi için böyleydi..  Babamın söylediği gibi vici hepimizin vici siydi..  Anıları tazeleyip kimseyi yönlendirmek istemem. Çünki onunla hep özel anıları olmuştur.Benim anılarımın özelliği bende,sizinkiler sizde kalsın.  O sıcacık kokusunu çok özledim.  Gece yarıları sohbetlerini..  Yangılı yüreğimin onun tarafından soğutulan cızırtılarını...  Sevgilere verdiği inanılmaz tanımları..  İyi ki doğdun.İyi ki bizi var ettin..  Herşeyinle teşekkürler....  Huysuz ve tatlı kadın....  Güzel insan..  Vicdan...  Vici vici sultan..  Vicdan Abla...  Anammmm...

Kıpkırmızı Bir Gece Olacaksın...

Kıpkırmızı bir gece Olacaksın... Yağacaksın rüyasız gecemin hayallerine. Zamanın geriye gittiğine.. Sana kavuşacağıma inandıracaksın yeniden.. Bir bulut olup elimin ulaşamayacağı bir yüksekliğe yerleşeceksin. Hep oradan çağıracaksın. Gel diye çağıracağım seni Gelmeyeceksin Git diyeceğim duymayacaksın.

Çocukluğum..

  Sabahlara kadar uyuyamazdım.Köpek seslerini duyardım bazen uzak ,bazen çok yakından.Ayak seslerini dinlerdim yakından geçen.Sabaha yakın ortalık ağarmağa yakın gözlerim hafiften kapanır gibi olur ,silkelenirdim, uyandırırdım kendimi.   Sabahın ilk ışıklarıyla sensizliğimin acısı biraz hafifler,çiğ olur yağardın otların üstüne,bulut olur kızarırdın gökyüzünde.   Geceyarılarından sabah etmeyi seninle öğrendim.Geceyi gündüze katmayı ,yıldızları kovalamayı , okuduğum herşeyi tekrar okumayı , sabretmeyi ,okuyamadığın okumadığın binlerce mektup yazmayı ,şiirlerde adını saklandığı yerde olmadığı halde bulmayı sende öğrendim.   Şimdi sabahın yakın olduğu zamanlarda o günlerin alışkanlığı oturup yine yazıyorum.   Belki bir 23 Nisan sabahında benim okul kapısında beklediğim gibi beni bekliyor olursun .      Kaybolduğun gibi birden ortaya çıkıverirsin.   Kaybettiğim çocukluğum seni heryerde arıyorum.