Kayıtlar

Sensizliğin başladığı o sabah...

        Yıllar önce bu sabahtı seni sen gibi son görüşüm..         Gece ben uyuyamamıştım..Sende ..Bir iki kere kapını aralamış sana bakmıştım..Durgun sakin yüreğinle , acılarınla boğuşarak kısık sesli müzik dinliyordun..          Acıların çok büyükmüş ...Sen dayanıyordun ya ben anlamamıştım..Hayatında bir şeylerin epeydir yolunda gitmediğini biliyordun..          Bizde biliyorduk..Annemin o derin bilgisiyle seni dakika dakika kaybettiğini bilerek , dövünmeden çırpınırcasına etrafında yuvasına saldırılmış kuş gibi dönüşü ondandı..          Babamın ve sırlarımızın , acılarımızın ,sevgilerimizin , hüzünlerimizin ayrı ayrı birlikte ortağı ablacığının  sen konu olunca sakinliğini kaybedip çıldırması ,isyanı ondandı..          Traş oluyordun..Nasıl olduğunu sorduğumda boynunu büküp hiç sesini çıkartamadan durumunu anlatan bir bakışla bakmı...

Gecenin sohbeti...

      Gece yarılarından konu açarım hep..       Sessizliği ,karanlığı ,kasveti sevdiğimden herhalde..       Müzik başka bir tonda çalıyor..Ya da bana öyle geliyor bilemem..Kahvenin tadı başka..Fotoğraflar daha parlak..Anılar daha puslu..Resimlerde ki ağaçlar daha yeşil..Sözler daha yumuşak ..       Başım hafiften günden yorulmuş..Omuzlarım düşmüş..Beynim çalışma güdüsünü kaybetmiş..Hayatın ne kadar ıslatılmış ,paslanmış işleri varsa sabaha kadar yok..Gecenin sesleri ne kadar güçlü çıkar bilirsiniz..Radyo kısılmış..       Her zamanki misafirlerim kapıdan itiş kakış girmişler bile..Yer kapışması yapıyorlar..Sohbeti koyulaştırmak için can atıyorlar..       Önce dünya..Nasıl dönüyor ? dan başlayıp ,kim döndürüyor ?, kimin için dönüyor ? a kadar gidiyoruz..       Bugünlerde ne oluyor ? Güneş mi tutulmuş ? Kim tutmuş ? Nerede tutulmuş ?       Kim kimi yenmiş ? Ö...
google-site-verification: googled2039f52dd88b0dc.html

Nasıl algılar,nasıl algılanırsınız..??

Bazen bir konuşmada ,bir söyleşi sırasında bir cümle edersiniz ki... Bir sitem , bir duygu ,bir düşünceniz olabilir ..Bugüne kadar defalarca söylediğiniz fikirlerinizden biridir..Siz hep öyle durmuşsunuzdur.. Yadırgarsınız..Şaşarsınız.. O anda söylemediklerinizle ilişkilendirilirsiniz.. Onu demek istemedim..Bununla ne alakası var..? Dersiniz ..Demezsiniz.. Karşınızda ki insanların sizi çok iyi tanıdığından eminsinizdir..Ama sizi tanımadıkları da ortadadır.. O zaman , o gece düşünürsünüz.. Kimliğinizin ,düşüncelerinizin ya o gün ,ya da öncesinde yanlış anlaşıldığını görürsünüz.. Sizi siz yapan budur.. Ne söylüyorsunuz ,ne algılatıyorsunuz..? Aynı şey sizin içinde geçerlidir.. Sizde algılarınızda yanılıyor olabilirsiniz.. Düşünün yaşamda olmak istediğiniz yer neresi? Nerede görünüyorsunuz.. Ne diyorsunuz..? Ne anlatı...
google-site-verification: googled2039f52dd88b0dc.html googlef1e5d2a03cb66139.html

Orkun ve Zeynep evleniyorlar...

           İnsanların kıymetli günleri vardır.Kazandıkları , kaybettikleri , hafızalarında yer almış ,alacak bir dolu gün..Bazı günler çok değerlidir..Bazı günler unutulmaya adaydır daha baştan..Ama hepsi hafızanızın bir yerinde durur uzunca bir süre..           Evlenme böyle günlerden biridir...           Birlikte olmanın başlangıcı ,birlikte olduğunuzda yaşadıklarınızla ilgili günlerde değerlidir..Unutulmaz..           Ama evlenme ve evlilik başka bir şeydir..           İçinde aidiyet seslenmesi taşır..Aidiyetin ilan edilmesi evlenmedir..           Artık bu zamandan sonra yaşadığınız her anın bir ortağı vardır..Ve sizde eşinizin yaşadığı her anın bir ortağı olursunuz..Bu çok önemlidir..           Bu hayatta neden vaz geçerseniz bir parçada eşinizin hakkı vardır..Ne edinirseniz eşinizin bir hakkı vardır...

İyi uykular 12 eylül...

           Telefon sesiyle uyanıp,televizyonu açıp,ne dediğini çok sonraları anlayacağımız bir haberi dinleyip,o habere o anki yorumunuzu koyup oturup otuz iki yıl o yorumun o anda o kadar yakın yapılabilirliğini görüp susmak...            O zaman yorumun bizi buraya getireceğini bilmek..Bir şey yapamamak..            Bugün bu ruh halini yaşayan binlerce insan var..            12 eylül yargılanıyormuş..            ABD hala orda..            Şimdi bile suyuna giden çoğunluğumuz var..Şimdi bile inşa halinde bir ortadoğu,şimdi bile mühendisliği bitmemiş dolar,petrol,gaz yolları planları var..            Ve şimdi bile bu planları kendileri yapıyor sanan siyasetçi ve bürokratlar var..            Bu yalnızca iktidarın işi sanmayın..     ...